Gıdalardaki Doğal Radyoaktivite: Uzmanlar Uluslararası Standartları Nasıl Birbirine Uyumlu Hale Getirebileceklerini Tartışıyor

Tüm yiyecekler içlerinde, topraktan karadaki ekinlere, sudan deniz, göl ve nehirlerdeki balıklara aktarılan radyonüklidler barındırırlar. Radyonüklidler aşırı enerjiye sahip atomlardır. Bu enerji onları kararsız ya da daha yaygın bir tabir ile radyoaktif hale getirir.

İçme suyu ve gıdalardaki doğal radyonüklidler genellikle oldukça düşük seviyelere sahip olmakla beraber insan tüketimi için güvenlidirler. Ancak yerel jeoloji, iklim ve tarımsal uygulamalara bağlı olarak önemli ölçüde değişiklik gösterebilirler. Bundan dolayı, konunun uluslararası uzmanları gıda güvenliğini yükseltmek amacıyla, gıdalardaki kabul edilebilir doğal radyoaktivite miktarlarını ölçmek ve belirleyebilmek için bir kılavuz geliştirmekteler.

UAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı) Radyasyondan Korunma Birimi Başkanı Tony Colgan “Her gün günlük diyetimizden düşük bir miktar radyasyon dozu alırız. Bu durum halk sağlığı açısından çoğu zaman önemsiz olsa da tüketiciler tarafından alınan dozlara etki eden faktörler hakkındaki bilgilerimizi geliştirmek açısından önemlidir.” diyor.

2018’de Viyana’da yapılan bir toplantıda konu üzerine uzmanlar, normlar ve kılavuzların şimdiye kadar insan yapımı radyasyon seviyeleri üzerine odaklandığını, bunun yanında doğal radyasyona daha az dikkat ettiğini belirttiler. Bununla birlikte Belçika nükleer araştırma merkezinden Lieve Sweeck’in de belirttiği gibi, besin zinciri ve çevredeki doğal radyasyonun birikimini ve hareketini belirlemek önemlidir, çünkü çoğu insanın radyasyon dozu doğal kaynaklardan gelir.

Dünya Sağlık Örgütü içme suyundaki hem doğal hem de insan yapımı radyonüklidlerin yönetimi için kılavuz seviyeleri de dâhil olan bir taslak geliştirdi[1]. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Gıda ve Tarım Organizasyonu (FAO) tarafından oluşturulan Kodeks Alimentarius Komisyonu da insan tüketimi için kullanılan gıdalarda bulunan ve nükleer veya radyolojik bir acil durumdan sonra kontamine olmuş uluslararası olarak işlem gören radyonüklidlere uygulanabilir kılavuz seviyeleri yayınladı[2].

UAEA şimdi ise acil olmayan durumlarda gıdalardaki doğal radyoaktivite konusu üzerine uyumlu kılavuzlar için ilkeler geliştirmeye uğraşacak ve hazırlayacakları bu kılavuzu insan yapımı radyonüklidler için hâlihazırda var olan kılavuz ile bütünleştirmeye çalışacaklar. Bu kılavuz, gıdalardaki doğal radyonüklid konsantrasyonu üzerine mevcut bilgilerin bir incelemesini, yüksek konsantrasyonların meydana gelebileceği koşulların araştırmasını ve hakkında neredeyse hiç veri bulunmayanlar da dâhil belirli ilgiye sahip gıdaların ve radyonüklidlerin tanımlamalarını içermektedir.

Birçok ülke gıdalardaki radyoaktivite seviyelerini belirlemek için ulusal izleme programları kullanırlar ve bu tür programlar sezyum, stronsiyum ve plütonyum gibi insan yapımı radyonüklidler üzerine odaklanma eğilimindedir. Uranyum, toryum, radyum ve polonyum gibi doğal radyonüklidlerin gıdalarda ölçülmesi zor ve maliyetlidir. Ayrıca birçok ülkenin sahip olmadığı tesisler, ekipmanlar ve insan kaynağı da gerektirir.

30 Ekim-1 Kasım 2017 tarihleri arasında gerçekleşen bu toplantıda, Belçika, Brezilya, İran ve Rusya’dan uzmanlar ulusal olarak üretilen gıdalardaki doğal radyonüklidleri ölçmek için yaptıkları çalışmaları sundular.

Toplantıya ayrıca Gıda ve Tarım Organizasyonu, Birleşmiş Milletler Atomik Radyasyonun Etkileri Bilimsel Komitesi ve Dünya Sağlık Örgütü temsilcileri de katılım sağladı.

Kaynak: IAEA

Gıdalardaki Doğal Radyoaktivite: Uzmanlar Uluslararası Standartları Nasıl Birbirine Uyumlu Hale Getirebileceklerini Tartışıyor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir